TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI

Tapu İptali ve Tescil Davası ,hukuka aykırı, yolsuz ya da usulsüz olarak düzenlendiği iddia edilen bir tapu kaydının yasaya uygun hale gelmesi amacıyla açılan davadır.  Tapu iptali davası, taşınmaz malın mülkiyet hakkına dair bir dava şekli olduğu için mahkeme kararı kesinleşmeden icra gerçekleşmemektedir. Söz konusu bu dava bireyin ayni hakkına yönelik gerçekleşen bir ihlale ilişkin olduğundan ve bireyin mülkiyet hakkını koruduğu için önemli bir dava türüdür. Tapu İptali ve Tescil Davasının diğer gayrimenkul davaları gibi taşınmaz malın bulunduğu yerde, asliye hukuk mahkemesinde açılmaktadır.

Tapu İptali ve Tescil Davası Yargıtay Kararları

Tapu iptali ve tescili davası , kişinin mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımına tabi değildir. Tescil işlemi usulsüz olsa dahi, iyi niyetli olan tapu sahibine yönelik olağan zamanaşımı süresi on yılın dolması ile tapu geçerli hale gelmektedir. Fakat 3402 sayılı kanunun 12. Maddesine göre, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten başlayarak on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki nedenlere dayanarak ilgili tapu kaydının düzeltilmesi davası dinlenmeyecektir. (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2006/6348 esas, 2006/7444 karar)

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası

Muris muvazaası, mirasçılarının sahip olduğu miras hakkını ortadan kaldırmak sebebiyle miras bırakan kişi tarafından yapılan hileli işleme denilmektedir. Muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasıysa miras bırakan kişinin taşınmaz mülk devirlerini konu almaktadır. Bu konudaki davalar, ancak tenkis davası ile birlikte ya da tenkis davası açıldıktan sonra ayrı bir dava olarak açılabilmektedir. Muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasıysa miras bırakan kişinin mirasçılardan mal kaçırma iradesiyle hareket edip etmediğinin tespitini sağlamak konusunda hukuki sorunu çözmeye çalışmaktadır. Özetle, bu davada miras bırakan kişinin denkleştirme yapıp yapmadığı ve mal paylaşımının hakkaniyete uygun olup olmadığı bazı ölçütler kullanılarak yapılmaktadır.

Tapu İptali ve Tescil Davası İyi Niyetli 3.Kişi

İyi niyet, bir hakkın kazanılması evresinde o hakkın yolsuz bir tescil olduğuna dair bilgisi olmayan ya da olabilecek durumda olmayan kişi iyi niyetli 3. Kişi olarak adlandırılır. Tapu sicilinde tescilde iyi niyetle dayanarak ayni hak ya da mülkiyet kazanan üçüncü kişinin kazanımının geçerli olduğu Medeni Kanunda yer almaktadır. Tapuda kendine yapılan tescilin usulsüz olduğunu bilmeyen ya da bilmesi gerekmeyen kişi üçüncü kişi sayılır. Tapu tescili yapılırken iyi niyet ile hareket edilmelidir.  Taşınmaz mülkün tescili öncesinde taşınmaz konusunda uyumsuzluk olduğunu bilen kişinin tescili iyi niyet ile hareket etmediği açık olmaktadır.

Satış Vaadi Sözleşmesine Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davası

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi vaat alacaklısı kişiye şahsi bir hak veren bir ön akittir. Vaat alıcısı vaat satıcısı tarafından tescil yapılmazsa tapu iptali ve tescil davasını açabilmektedir. Bu davanın ön şartı, talep tarihinde tapunun vaat satıcısının adına kayıtlı olmasıdır. Satış vaadi sözleşmesinde, taşınmaz malı satın almayı vaat eden sözleşmede kararlaştırılmış bedelin tamamını ödemediği sürece, taşınmazın devrini talep edememektedir. Kararlaştırılan bedelin tamamı ödendiyse fakat sözleşmenin diğer tarafı sahip olduğu yükümlülüğü yerine getirmiyor, taşınmazın devrini gerçekleştirmiyorsa taşınmaz mülkü almayı vadeden kişi tapu iptali ve tescil davası açmaktadır.

İlginizi çekebilir: Nafaka Artırım Dilekçesi

Yorum yapın

İletişim Bilgileri

Akabe Mah. Yeniceler Cad. My Office A2 Giriş No: 408 Karatay/KONYA

Call Now Button
mersin avukat Tunc sudi tol Palma hukuk Avukat Naci özkan Avukat Hakan mert Kayakocvib Eskişehir boşanma avukatı